Pirüvik asit, elma, bal, sirke gibi birçok gıda ürününde, ayrıca fermente meyvelerde, kırmızı şarapta ve birada doğal olarak bulunur. Canlı organizmalarda pirüvik asit, glikoliz sürecinde (glikozun enerjiye dönüştürülmesi) önemli bir metabolit olup, karbonhidratların alkol fermantasyonunda bir ara aşamayı oluşturur.
Pirüvik Asidin Özellikleri
Pirüvik asit, küçük molekül boyutları sayesinde cilde derinlemesine nüfuz edebilir. Hem karboksil hem de karbonil grubuna sahip olması nedeniyle laktik asit gibi diğer asitlerden daha güçlüdür. %50’nin üzerindeki konsantrasyonlarda cilde hızla ve derinlemesine nüfuz ederek cildi soyar ve hücrelerini uyarır.
Pirüvik asidin etkileri:
- güçlü eksfoliye edici etkiye sahiptir – ölü cilt hücrelerini soyar,
- sebum salgısını azaltarak sebum düzenleyici etki gösterir,
- fibroblastları uyarma yeteneğine sahiptir – kolajen ve elastin üretimini destekler,
- antibakteriyel ve antienflamatuar etkiye sahiptir,
- aydınlatıcı özelliklere sahiptir,
- siklooksijenaz (COX) ve lipooksijenaz (LOX) gibi iltihaplanmadan sorumlu enzimlerin doğal bir inhibitörüdür – prostaglandinler ve lökotrienler gibi iltihap mediatörlerinin sentezini azaltarak iltihaplanmayı ve tahrişi giderir,
- antioksidan özelliklere sahiptir.
Kullanım alanları
Pirüvik asit, dermatolojide özellikle yağlı ve siyah nokta eğilimli ciltlerde akne tedavisinde kullanılır. Pirüvik asit peelingleri, yüzeysel akne izlerini ve kırışıklıkları azaltmak için de kullanılabilir. Bu asit, yaşlanma karşıtı uygulamalarda da kullanılır.
Yoğun etkisi nedeniyle, pirüvik asidin yüksek konsantrasyonlarda (%50’nin üzerinde) kullanımı yalnızca kalifiye uzmanlar tarafından yapılmalıdır. Daha düşük konsantrasyonlarda asit evde kullanılabilir, ancak her zaman bir uzmanın gözetiminde olmalıdır.




